| İnsanda Gelişim Dönemleri (6. Sınıf) |
|
|
Bebeklik Dönemi Doğumdan 1. yaş gününe kadar geçen süreye (0–12 ay) bebeklik dönemi denir. Bebeklik dönemi, özelliklerine göre ikiye ayrılarak incelenebilir. 1-Yeni doğan dönemi: Doğumdan 28. güne dek geçen süredir. Işığı ayrıt edebilecek kadar görür. Günün büyük bir kısmını uykuda geçirir. Emme, yakalama, tutunma, arama gibi bazı reflekslere sahiptir. Başını dik tutamaz, çevreye ilgisi yoktur. Sadece gürültüyü algılayabilir. Sorunlarını ağlayarak dile getirir. Bebek, her yönüyle anneye bağımlıdır. 2-Yeni doğan sonrası dönem: 1–12 ay arası dönemdir. Hızlı bedensel büyüme dönemi olan bu dönem sonunda bebek, doğum ağırlığının 3 katına erişir. Boyu da doğum uzunluğunun yarısı kadar daha uzar. Annenin sevgisi ve bakımı bebeğin güven duygusunun gelişmesine yardımcı olur. İstekleri zamanında giderilen, bakımı düzenli olarak yapılan, düzenli beslenen bebekler daha mutlu, daha güvenli bir hayat sürer. Bu da bebeğin ileride geliştireceği kişiliği olumlu yönde etkiler. 2. aydan itibaren baş kontrolü gelişir. Hareketli cisimleri izlemeye ellerini kontrol etmeye başlar; uzanmaya çalışır. Sesi izler, güler. 5. ayda ters dönebilir, uzandığı nesneleri yakalayabilir. 6. ayda destekle oturabilir, eline aldığı kaşıkla vurarak ses çıkarabilir. Yabancıları ayırt edebilir. 7. aydan itibaren desteksiz oturabilir. İki eliyle de cisimleri tutabilir. Mama kaşığını ağzına götürebilir. 8. ayda kolundan destek olunca doğrulup oturabilir. Cisimleri yere atarak ses çıkarmayı sever. Cisimleri bırakıp geri alabilir. 9. aydan sonra destekle ayakta durabilir, yürümeye çalışır. Hece tekrarlarından oluşan “baba”, “dede” gibi kelimeleri söyleyebilir. 10. ayda yardımsız ayağa kalkar, kelimeleri tekrarlamaya çalışır, bardaktan su içebilir. 12. ayda elinden tutunca yürüyebilir. Eğilip yerden cisimleri alabilir. Söyleyebildiği kelime sayısı artar, sevgisini belli eder. Komik davranışlarını tekrarlar. Bebeklik dönemindeki çocuk, acıdan ve zevk vermeyen olaylardan kaçar. Beklemeyi bilmez, engellenmekten hoşlanmaz. İhtiyaçlarının hemen giderilmesini bekler. Çocukluk Dönemi 1–6 yaşlar arasındaki dönem olan çocukluk dönemi, kendi arasında özerklik ve oyun dönemi olarak ikiye ayrılabilir. 1-Özerklik dönemi: 12–36. aylar arasındaki bu dönem anal dönem ya da tuvalet eğitimi dönemi olarak da bilinir. Çocuğun bağımlılıktan kurtulmaya başladığı, yürüyüp konuşabildiği, çevreyi araştırabildiği bir süreçtir. Annenin baskıcı tutumu sonucu çocuk, ilerideki hayatında boyun eğen, aşırı sessiz, sakin, uysal bir kişilik geliştirebilir. Annenin kısıtlamayan, serbest tutumu ise çocuğun kural tanımayan, vurucu kırıcı bir kişilik geliştirmesine sebep olabilir. Özerklik döneminde yürümesi, konuşması gelişen çocuğun, bedensel olarak da güçlendiğini, kaslarının, kemiklerinin geliştiğini gözlemek mümkündür. Dönemin sonunda dengeli olarak parmak uçlarında yürüyebilen, giyinip soyunabilen, su dolu bardağı dökmeden götürebilen, tek ayak üzerinde durabilen bir çocuk haline gelir. 2-Oyun dönemi: 3–6 yaş arasındaki okul öncesi dönemine, oyun dönemi adı verilir. Özerklik dönemindeki İnatçı, huysuz, olumsuz çocuk yerine, girişken, sevecen, canlı, hareketli bir çocuk gelmiştir. Oyun çocuğu, kendi işini kendisi yapmayı ister. Neşeli, oyunu seven, paylaşmayı bilen, kendi yaşıtlarıyla oynayabilen bir çocuktur. Konuşkan ve hayat doludur. Sürekli soru sorar. Öğrenmeye karşı çok isteklidir. Kelime dağarcığı geliştiği için güzel bir anlatım gücü kazanmıştır. Zarar verme, kırma gibi özellikler, yerini söz dinlemeye bırakır. Girişkendir ve herkese yardım etmeyi sever. Yaramazlıkları, sevimli yaramazlıklara dönmüştür. Masallara, çizgi filmlere ilgi duyar. Gerçeküstü korkutucu kahramanlara, öcülere, hortlaklara inanır. Hayal gücü çok gelişmiştir. Olayları abartma ve çarpıtma ile anlatır. Her şeye kolayca kanar. Gerçekle hayali ayırt edemez. Genital bölgeye ilgisi en üst düzeydedir. Nasıl doğduğunu sorar. Okul Çağı: 6–11 yaşlar arasındaki bu dönemde çocuk aile ortamından çıkarak dış dünyaya açılır ve toplumsal çevreye karışır. Kişilik gelişimini tamamlayan çocuk, bekleyebilmeyi ve engellere karşı koymayı öğrenir. Okul çevresi ve eğitim, çocuğun bakış açısını genişletir. İyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı ayırt etme ve kelime dağarcığı ile konuşma yeteneği gelişir. Zaman, sayı, uzay kavramlar gelişir. Somut düşüncelerin yanı sıra soyut düşüncelere de geçiş başlar. Hayalle gerçeği daha rahat ayırt edebilir. Ergenlik Hayatın 12–21 yaşlar arasında karmaşık bir dönemidir. Ergenlik dönemi özellikleri ne göre kendi arasında erken ergenlik tam ergenlik ve geç ergenlik olarak dönemlere ayrılarak incelenebilir. Ergenlik dönemi ve özellikleri: Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olan ergenlik dönemi, 12–21 yaşlar arasındaki süreçtir. Dönemin başlangıç ve bitişi kesin sınırlarla belirtilmemelidir. Çünkü bu döneme girme ve tamamlama, kişiler ve cinsler arasında farklılık gösterir. Kızlar bu döneme erkeklerden 2 yıl kadar önce girer ve gelişmelerini daha önce tamamlarlar. Kalıtsal özellikler ve iklim şartları ergenliğe girme yaşını etkiler. Bu arada iç organlar da gelişir, ağırlık ve hacimleri artar. Büyümeyi etkileyen tiroit hormonları, androjen ve östrojenlerin miktarları da artar. Temel değişikliklerden biri de üreme bezlerinin çalışmaya başlamasıdır. Buna bağlı olarak ikincil değişiklikler meydana gelir. Ergenlik döneminde olumlu tutum geliştirme Ergenlik, insan hayatının sonraki dönemlerini etkileyen önemli bir dönemdir. Kişiliğin şekillendiği bu dönemde, aynı zamanda eş ve iş seçimi gibi önemli kararlar da alınabilir. Yine bedensel, ruhsal ve cinsel açıdan ergenlik döneminin sağlıklı geçirilebilmesi çok önemlidir. Dönemin sağlıklı geçirilebilmesinde ise olumlu tutum ve davranışlar geliştirmenin büyük önemi vardır. Ergenlik döneminde grup arkadaşları ile uyum sağlama, gençler için hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabilir. Hatalı arkadaşlıklar gençlerin zararlı alışkanlıklara yönelmesini, saldırgan çetelere katılmasını beraberinde getirebilir. Oysa grup arkadaşları ile duygu, düşünce ve görüşlerin paylaşıldığı, yardımlaşma ve paylaşımın esas olduğu arkadaşlık ilişkileri, gencin kişiliğine birçok olumlu özellik katabilir. Ergenlikten itibaren gençlerin, her iki cinsten bireylerle dengeli ve uyumlu arkadaşlıklar kurabilmesi gerekir. Karşısındaki kişiyi sadece cinsiyet yönüyle algılamaksızın düşünceleri ve kişiliği ile değerlendirebilmek, ilerideki hayatta, özellikle meslek hayatında çok önemlidir. Ergenlikten itibaren kişilerin yeteneği olduğu dallarda yoğunlaşması, mesleğe yönelmeleri de daha kolay olur. Ergenlik döneminde geliştirilecek olumlu tutum ve davranışlardan birisi de spor yapmaktır. Ergenlik dönemindeki erkeklerde görülen fiziksel değişiklikler: 1.Boy uzaması (10–30 cm) 2.Ağırlık artışı (7–20 kg) 3.Kas gücü artışı 4.Deri kalınlaşması, yağ ve ter salgısı 5.Bazı bölgelerde kıllanma 6.Gırtlak gelişimi, ses değişimi 7.Sivilce çıkması Ergenlik dönemindeki kızlarda görülen fiziksel değişiklikler: 1.Boy uzaması (10–20 cm) 2.Ağırlık artışı (6–18 kg) 3.Kas gücünde daha yavaş ve az artış 4.Göğüs ve kalçanın belirmesi 5.Bazı bölgelerde kıllanma 6. Yağ ve ter salgısı artışı 7.Gırtlakta gelişme, seste olgunlaşma 8.İlk adet kanaması 9.Sivilce çıkması Ergenlik dönemindeki ruhsal değişiklikler: 1-
Toplumdaki rolünü belirleme isteği. Yetişkinlik 21–65 yaş arasındaki hayat dilimi yetişkinlik dönemi olarak adlandırılır. Meslek seçimi, eş seçimi, iş seçimi gibi önemli kararların verildiği ilk dönemlerde sağlık sorunları sık görülmez. Bu dönemde genç yetişkin, ebeveynleri ile kararları ve davranışlar konusunda çatışmalar yaşayabilir. Ayrıca akrabalar ile sürtüşmeler, iş yeri ve diğer sosyal alanlarda çatışmalar görülebilir. Meslek sorunları, politik görüş farklılıkları, zorluklar karşısında ortaya çıkan çatışmalar genç erişkinleri etkiler.
Yaşlılık İnsan hayatının 65 yaştan sonraki dönemi yaşlılık dönemi olarak adlandırılır. Bu dönemde bedensel fonksiyonlar da yaşlanmaya adapte olmaktadır. Gözlerde uyum yeteneğinin azalması ile yakını görememe, vücut direncinin azalması, çabuk yorulma, tat duyusunun bozulması, ısı değişimlerine duyarlılık gibi belirtiler ortaya çıkar. Hücre sayıları azaldığı gibi hücre fonksiyonları ve içerikleri de değişir. Bu nedenle kaslar zayıflar, eklemlerde kireçlenmeler başlar. Bu yapısal çöküşle birlikte yenilenme işlemi de yavaşlar ve durur. Yaşlılıkta dolaşım bozukluğu, kalp hastalıkları, felçler, yüksek tansiyon, eklem bozuklukları, diyabet (şeker hastalığı) gibi süreğen hastalıklar sık görülür.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
