Aile

Okulöncesi dönemde Çocukların Bilgisayar Destekli Eğitimi

25 Mart 2012

Bilgisayar kullanan çocuklarda bir aygıtı, bir mekanizmayı kullanma yetisi belirgin bir şekilde gelişmektedir. Bilgisayar aynı zamanda görme ve el becerilerini iyi bir şekilde koordine etmeyi, çocuğa oyun oynama, resim çizme,...

Sağlık | hastalıklar - çocuk sağlığı - kbb - kadın hastalıkları

Domuz Gribi Nedir?

Domuz Gribi Nedir? Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Hastalık ilk kez Meksika ve ABD’de görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayı..

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri ve bulaşma şekli

Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar: Ateş, Öksürük, Boğa..

Domuz Gribinden Korunma Yolları

Aşağıdaki önlemleri alarak sadece gripten değil; grip gibi solunum yoluyla bulaşan tüm hastalıklardan kend..

DOMUZ GRİBİ’nden korunmak için basit fakat etkili önlemler

Domuz Gribi için bu basit önlemleri uygulayabiliriz ; 1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgele..

Domuz gribinden korunmanın doğal yolu: Sarımsak

Erciyes Üniversitesi Hakan Çetinsaya Deneysel ve Klinik Araştırma Merkezi Tıbbi Farmakoloji Uzmanı Dr. Ahmet..

Pervanenin icadı

Modern gemiciliğin çığrını açan pervanenin icadı, aynı zamanda utanmazistismarcı takımının açgözlülüğünün ve haydutluğunun da tipik birörneğidir. Bu yeteneklerin ve yürekliliğin değil, hilenin, dalavereciliğin ve her türlü insafsızlığın kol gezip zafer kazandığıbir alan oldu.

Pervane 1803'te Charles Dallery (1754-1845) adlı bir Fransız tarafındanicat edilmiştir. Dallery çeşitli dallarda ilginç icatlarda bulunmuş yetenekli bir teknisyendi. En yararlı çalışmasını buharlı gemilerin gelişmesi alanında yaptı. 1788'de bir buharlı araba, 1803'te tüpe benzeyen bir kazan yapmış ve sonunda aynı yıl Seine'de pervaneyle ilerleyen bir gemi işletmişti. Böylesine değerli bir buluş karşısında insanlar mucitini alaya almaz da ne yaparlardı!.. O kadar ki adamcağız bıkkınlık ve üzüntüsünden pervaneyi kendi elleriyle parça parça etti.

Sauvage'a karşı kader daha da zalim davrandı. Boulogne-surmer'de gemiyapımcısı olan Frederic Sauvage (1786-1857) da verimli bir mucitti.Pervanenin parlak geleceğini tahmin ederek Dallery'nin tasarısınıyeniden ele aldı ve onu kabul ettirmek için üst üste denemeler yaptı.Ama ne yazık ki, mücadele yeteneğine sahip bir insan değildi. Armatörler, Bilimler Akademisi, resmi makamlar, hepsi yardımtaleplerini reddettiler. 1832'de bir berat alabildi ama, bu hiç birişine yaramadı. Çünkü öteki beriki icadını uluorta çalıp kullanmakla kalmıyor, durmadan aleyhine davalar açılıyordu. Öyle ki zavallıcık paralarının suyunu çekmesine davaların aleyhine dönüşüne beratının kamumalı haline gelmesine ve rakiplerinin icatlarını rahatça çalıpservetler edinmesine sadece tanık oldu.

İlk pervaneli gemiyi denize indiren sanayi alanında bir çok gelişmelerin yaratıcısı İsveçli Johan Ericsson (1803-1889) oldu.1837'de işleyen bir gemi saatte 10 mil yol alıyordu. Amerikalılar Ericsson'u donanmalarının yapımını gözetmek üzere ülkelerine çağırdılar. Öte yandan işi gemi mühendisliğine çeviren İngiliz çiftçisi Francis Petty Smith (1808-1874), pervane ile işleyen bir gemi inşaederek 9 mil hıza ulaştı. Ve her yanda pervaneli gemiler yapılmaya başlandı. Hepsi de pek güzel para kazandılar. Kimse ne berat düşündü, ne de öncelik hakkı bildi. Sauvage ise hem umutlarını yitirmiş hem beşparasız kalmıştı. Paris'te hastanelerden birinde ölüp gitti.

1840 yılını hatırımızda tutalım: Liverpool-New York arasında ilk pervaneli gemi Britannia o yıl işledi. 1843'te de Fransa, Napolyon adlıpervaneli gemisiyle 11 mil hıza ulaştı. Durmadan artan ülkeler arası rekabetin sonucu olarak gemilerin hızı artmakla kalmıyor, konfor ve makineler de gelişiyordu. Transatlantiklerin tonaji 1865'te 2.500 iken1900'de 15.000 ton ve kırk yıl sonra da 40.000 tona yükseldi. Hızlarıda New York hattı üzerinde 1840'ta 11 mil iken, 1900'de 22'yi ve1939'da 30 mili buldu. Bu hız artışı makinelerin gittikçe güçlenip gelişmesinin sonucuydu: "Britannia 500 beygir, Etrusla (1885) 14.000beygir, Lucanla (1893) 31.000 beygir-Mauretanta (1908) 70.000 beygir,Bremen (1933) 96.800 beygir, Rex (1934) 120.000 beygirgücündeydiler.

Makinelerin gelişmesiyle birlikte pistonların yerini türbinler, kömürün yerini mazot aldı. Hızın artırılması için çalışmalarının yanı sıragemilere en gelişmiş hidrodinamik şeklin verilmesi kaygısı da yeralmıştı. Çizgilerin titizce hesaplanması sayesindedir ki, Normande(1935) 160.000 beygir gücünde olduğu halde 200.000 beygir gücündeki QueenMary ile rekabet edebiliyordu.

Okyanus aşırı hız rekoru sembolünün mavi kurdele olduğunu biliyoruz. Bunu 1952'den beri Amerikan gemisi olan United States elinde tutmaktadır. Aşılmaz bir rekoru kıran bu transatlantiğin hızı 35.6mil/saat olup okyanusu 3 gün 10 saatte geçmiştir.

Makineler hidrodinamik alandaki gelişmelerin dışında, denizlereegemenlik mücadelesinde iki etken daha büyük rol oynamışlardır. Biri, gemicilik yöntemlerinde kaydedilen ilerlemedir... Bu konu, daha önce desözünü ettiğimiz gibi bilimlerin tekniğe verimli müdahalelerde bulunabildikleri bir alandır. Hadley'in yansımalı oktant'ı (denizlerdeyıldızların yüksekliğini ölçmeye yarayan araç) (1731), Alman Tobie Mayer'in ay hareketleri tablosu (1767) ve İngiliz Harrison'unkronometresi (1760) olmasaydı okyanusaşırı bağlantılarda ticaretin gerektirdiği dakiklik asla sağlanamazdı. Buna haritaların geliştirilmesini ve deniz fenerlerinin artırılmasını da eklemek gerekir. Bütün bu araçlar önceleri odunla aydınlatılırken, sonra kömür ve 1823'ten başlayarak havagazı kullanılmıştı. Aynı zamanda önce kürebiçiminde olan; ışık yansıtıcıları daha sonra parabol biçiminesokulmuştur. (1765.)

Deniz egemenliğini aynı güçle destekleyen ikinci etken XIX. yüzyılda başlayan benzeri görülmemiş ekonomik atılımdır. Bu yüzyıl, kömür sayesinde İngiltere'nin dünya egemenliğini kurduğu, Almanya'nın sanayide dev adımlar attığı Amerika'nın zenginlik ve dinamizmiyle ortaya çıktığı, sömürgelerdeki zenginliklerin Avrupa'ya aktığı dönemdir. Bu denizaşırı servetlerin parlaklığıyla gözleri kamaşan tüccar ve sanayicilerin buharlı gemiyi desteklemekte çıkarları büyüktü.

Bakışlar okyanuslar ötesi ticaretin ve gemiciliğin gelişmesine öyle birhayranlıkla dikilmişti ki, karalarda da malları gitikçe daha uzaklara daha hızlı taşıma ihtiyacının doğduğunun ve bu alanda gelişmelerkaydedildiğinin kimse farkında değildi. Bununla birlikte yolların, birülkenin can damarları olduğu ve hayatında belli başlı rolü oynadığını bilinci uyanmaktaydı.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

SAĞLIK

Çevrimiçi Ziyaretçiler

15 ziyaretçi ve Sıfır kullanıcı çevrimiçi