Genel Menü
Aile
Okulöncesi dönemde Çocukların Bilgisayar Destekli Eğitimi
Bilgisayar kullanan çocuklarda bir aygıtı, bir mekanizmayı kullanma yetisi belirgin bir şekilde gelişmektedir. Bilgisayar aynı zamanda görme ve el becerilerini iyi bir şekilde koordine etmeyi, çocuğa oyun oynama, resim çizme,...
Çocuğunuz Anaokuluna gitmek istemezse
• Anaokuluna yeni giden bazı çocuklar annelerinden ayrılma...
Çocuğun İlk 6 Yılında Önemli 20 Oyuncak
Oyun ve bunu destekleyen oyuncaklar, çocuğunuzun; düşünme ...
Sağlık | hastalıklar - çocuk sağlığı - kbb - kadın hastalıkları
Domuz Gribi Nedir?
Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri ve bulaşma şekli
Domuz Gribinden Korunma Yolları
DOMUZ GRİBİ’nden korunmak için basit fakat etkili önlemler
Domuz gribinden korunmanın doğal yolu: Sarımsak
Dudaktan Kalbe (Reşat Nuri Güntekin)
KİTABIN ADI:
DUDAKTAN KALBE
KİTABIN YAZARI: REŞAT NURİ GÜNTEKİN
YAYIN EVİ VE ADRESİ: İNKILAP KİTAP YAYIN SANAYİ VE TİC. A.Ş. ANKA BASIM
MATBAACILAR SİTESİ NO:38 BAĞCILAR-İSTANBUL
BASIM YILI: 21 Baskı
1.KİTABIN KONUSU:
"Kınalı Yapıncak", Lamia'nın bestekâr Kenan'la yıllarca
süren acı ve tatlı aşklarının öyküsü
2. KİTABIN ÖZETİ:
DUDAKTAN KALBE
Hüseyin Kenan ;ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun, çekingen bir
gençti. Küçük yaşta babasını kaybetmisti. Anesi, kızkardesi ve kendisi
dayılarının yanında kalırlar. Zorlukla Mühendislik mektebini bitirmiştir. Fakat
küçüklüğünden beri musikiye aşıktır. Dayıların yanında Reji katipliğini yapan
Mesut Bey`den keman dersleri alır. Onyedi yaşındadır. Mühendislik Mektebine
giderken dayıların komsusu Leyla isminde bir kıza asık olur. Çok çekingen
olduğundan bunu kalbine gömer. Okulu bitirdikten sonra bir arkadaşının
yardımıyla Avrupaya gider. Orada kemanını çok ilerletir ve güzel eserler verir.
O artik ünlü bir Virtüoz dür.
Bu arada kız kardeşi Afife evlenmistir. Annesi de bir yıl sonra Afife`nin yanına
gider. Hem onları hem de dayısını görmek için Seydi köye gider.
Istanbul’dan İzmir`e gemi ile gider. Gemide Münir Bey, Prens Vefik Paşa ve kızı
Prens Cavidanla beraberdir. Dayısının komşusu Münir Bey Kenan`nın Cavidanla
evlenmesini ister ve nişanlanırlar.
Kenan Izmir`de Bozyaka`da Lamia adlı bir kızla tanışır. Lamia’nını annesi babası
ölmüş amcalarının yanında kalan sakin uysal birdir. Ayrıca bir yüz başıyla
nişanlıdır. Kenan ona yüzündeki çillerden dolayi Kınalı Yapıncak ismini takar.
Aralarında maceraya benzeyen bir ilişki olur. Her akşam buluşmaktadırlar. Kenan
çocuk denecek bir kızla beraber olduğu için kendine kızmakta fakat yanlız
kaldıklarında kendine hakim olamamaktadır. Bu beraberlik duyulur ve dedikodular
baslar. Dedikodular yüzünden Amcası Şükrü Bey Lamia`yı dayisi Rıza Bey`in yanına
Kütahya`ya göderir. Trende Lamia Makbule isimli bir kızla tanışır. Kendinden
habersiz hayata küskün bir şekilde Kütaya`da yaşamaya başlar. Yengesi ona
kendini düşünmüyorsan doğocak çocuğunu düsün der.
Lamia değişir. Lamia'nin bir kız çocuğu olur. Adını Mebrure koyar.
Dayisinin kızı Mahmure üç çocukla ve kocasıyla babasının evinde kalır. Fakat bir
Çavuş'u sevmiştir ve kocasının bundan haberi olmuştur. Mahmure kurnazlıkla
kendisini değilde Lamia'nın Çavuşla görüştüğünü söyler. Böylece Lamia olayi
üstlenmiş olur. Mahmureyi de kocasından ayrılmaktan kurtarır. Bu arada
Mahmure'nin kocası Resih Bey Lamia’ya saldirir. Lamia'da onu öldürür. Mahkemede
beraatine karar verilir.
Dayısı Rıza Bey onu bir tanıdığının evine teslim eder.Orada ziyarete ilk gelen
Makbuledir. Makbule’nin babası onu ister ve evlenmeye karar verirler. Lamia
ondokuz yaşındadır.
Kemal Beylerin evlerine Istanbul'daki kızkardeşinin oğlu Doktor Vedat gelir.
Istanbul'dan Kütahya'ya sürgün olarak gelmiştir. Lamia'nın genç ve güzel olması,
dayısınında yaşlı olması Vedat'ı düşündürür.
Lamia'nın söylediği bir şarkı Kenan'ı tanıdığını haber verir.Kenan'ı
İstanbul'dan tanıyan Vedat Lamia'ya Kenan'dan ve Cavidan'dan behseder.
Birgün Vedat Bey bir avda vuruldu diye duyulur. Bunu öğrenmeye giden Lamia
Hanımın ev sahibınin hazırladığı kömür közünden Vedat Beyle birlikte
zehirlenirler. Dedikodular yine başlamiştir. Kemal Bey'de onun evden ayrılmasını
ister.Vedat Bey olaylardan dolayı çok üzgündür.Lamia'ya evlenme teklifi
eder.Lamia kabul etmez.
Vedat'ın sürgün görevi Kütahya’da bitmiş İstanbul'a gitmiştir. Bu arada Kenan
Cavidan'la evlenmiştir. Üç yıldan beri ilk defa Lamia'yı düşünür. Aşk değil bir
gönül oyuncağı dudaklarımızın eğlencesi ibaret diyen Kenan şimdi bu aşkın zehir
gibi dudaklarından kalbe indiğini anlar ve Kınalı Yapıncagı yanında olmasını çok
ister. Cavidan'la mutlu değildir. Cavidan'la İzmir'e Bozyaka'ya giderler.
Cavidanla birlikte orada Lamia'yı göreceğini ümit eder. Fakat göremez ve çok
üzülür.
Kenan Bey'ler İstanbul'a giderler. Bu arada Lamia'da İstanbul'a kalkmıştır.
Kenan Bey'le Prenses Cavidan ayrılırlar.Eski arkadaş olan Vedat Bey'le Kenan
karşılaşırlar. Vedat onu muaynanesine çağırır.Orada tesadüfen Kenan Lamia ile
karşılasır.Tekrar görüşmek için mektup yazar. Lamia'da o bir yaz rüyasıydı der
konuyu kapatır.
Kenan'ın kemanının sesinden çıkan büyülü aşk sevdası böylece bitmiştir.Kenan'da
bütün ümitlerini yitirmiştir.
Lamia Vedat'la evlenmeğe razı olur ve evlenirler. Kenan Bey hayata küsmüştür.
Seydiköy'e annesinin mezarına gider ve kardeşini dolaşir. Alti ay sonra ölür.
2.KİTABIN ANA FİKRİ:
Gerçek mutluluğun şandave şöhrette olmadığıdır.
4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Hüseyin Kenan: Babasını küçük yaşta kaybetmiş müzmim bir genç. Müzikte başarılı
olduktan sonra çocukluğunu ve gençliğini yaşamak istemiştir.
Nail Bey: Hüseyin Kenan’ın babası
Melek Hanım: Kenan’ın annesi. Babasından habersiz evlenmiştir. Genç yaşta dul
kalmıştır.
Münir Bey: Kenan beyin dayısı, kendini üzüm bağlarına vermiştir.
Vefik Paşa: Mısırlıdır, tahsilini Paris’te yapmıştır.
Prenses cavidan: Vefik Paşanın kızıdır. Esaslı bir tahsili yoktur, babası gibi
sanata düşkündür. Çok güzeldir.
Rıza Bey: Lamia’nın Kütahya’daki dayısı
Kemal Bey: Lamia’nın ilk nikahlı eşidir.
Makbule Hanım: Kemal beyin kızıdır. Lamia ile baştan beri dosthane bir tavır
içindedir.
Vedat Bey: Kumral, şen, neşeli, canı istedikçe iş yapan, çok akıllı birisi.
5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Akıcı bir kitap insan sanki kendi yaşıyormuş gibi anlatılmış
6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
Reşat Nuri Güntekin İstanbul'da doğmuş (1889), ilk öğrenimini Selimiye ve
Çanakkale mahalle mektebinde tamamladıktan sonra (1909), Galatasaray Lisesi'nde
ve İzmir Frere'ler okulunda okumuştur. Daha sonra İstanbul Darülfünunu Edebiyat
Şubesi'ne (Fakültesine) girmiş ve buradan mezun olmuştur (1912). Bursa
Lisesi'nde, İstanbul'da Vefa, İstanbul Erkek, Çamlıca, Kabataş, Galatasaray,
Erenköy liselerinde edebiyat öğretmenliği ve müdürlük yapmıştır. Daha sonra
Milli Eğitim Müfettişliğine getirilmiştir (1927). Güntekin daha sonra Çanakkale
milletvekili seçilmiş (1939), sonra yeniden Millî Eğitim'e dönmüş (1943),
başmüfettiş olmuştur (1947). Bu görevdeyken UNESCO'nun Türkiye temsilcisi ve
öğrenci müfettişi sıfatıyla aynı yıl Paris'e gitmiştir. Daha sonra emekliye
ayrılan (1954) Güntekin yurda dönüşünde İstanbul Şehir Tiyatroları Edebî Kurul
üyeliğine seçilmiştir. Reşat Nuri Güntekin, hastalanması üzerine tedavi için
gönderildiği Londra'da ölmüştür (1956).